ŞİRKETLERDE BİRLEŞME

A. Genel Olarak

TTK’nın 146. maddesine göre, birleşme, iki veya daha fazla ticaret şirketinin birbiriyle birleşerek yeni bir ticaret şirketi kurması ile veya bir yahut daha fazla ticaret şirketinin mevcut diğer bir ticaret şirketine katılması ile meydana gelir.

Mevcut TTK m.137 ile, aynı tür şirketlerin birleşebileceklerini düzenleyen sınırlayıcı kural kaldırılmıştır. Buna göre sermaye şirketleri;

– Sermaye şirketleriyle,

– Kooperatiflerle,

– Devir alan olmaları şartıyla, kollektif ve komandit şirketlerle, birleşebilirler.

B. Ortaklık Payları ve Hakları

Ortaklığın devamı ilkesinin gereği olarak, devir olan şirketin her bir ortağı, mevcut ortaklık payları ve haklarını karşılayacak değerde, devir alan şirketin payları ve hakları üzerinde istemde bulunabilir.(TTK m.140)

Ayrıca, TTK m.141’e göre, birleşmeye katılan şirketlerin, birleşme sözleşmesinde, ortaklara, devir alan şirkette, pay ve ortaklık haklarının iktisabı ile iktisap olunacak şirket paylarının gerçek değerine denk gelen bir ayrılma akçesi arasında seçim yapma hakkı tanıyabilecekleri gibi, sadece ayrılma akçesinin verilmesini de öngörebilirler.

Birleşmede seçimlik veya zorunlu olan bu ayrılma hakkı, esas olarak birleşmeye muhalif olan devir olan şirketin ortaklarına ait olup devir edilen şirketin ortaklığından ayrılma hakkı sağlamaktadır.

C. Birleşme İşlemleri

Yeni TTK’da birleşme kapsamında yapılacak işlemler ve bunlara yönelik açıklamalar 145.-154.maddeler arasında yer almaktadır. Bu maddeler ışığında yapılacak işlemler sırasıyla;

  • Birleşmeye katılan şirketlerin yönetim organları tarafından yazılı bir birleşme sözleşmesi hazırlanması,
  • Birleşme sözleşmesinin yanı sıra, birleşmeye katılan şirketlerin yönetim organları tarafından ayrı ayrı veya birlikte, Kanun’da öngörülen bilgileri içeren bir birleşme raporu hazırlanması,
  • Hazırlanan birleşme sözleşmesi ve raporu ile şirketleri birleşmeye esas oluşturan bilançolarının denetlenmesi ve bu doğrultuda rapor hazırlanması (bu hususta mahkemeden bilirkişi atanmasına gerek olmayıp şirketler değerlemeyi kendisi yapıp birleşme oranını kendisi hesaplayarak birleşme sözleşmesine yazabiliyorlar),
  • Ortakların yanı sıra, birleşme nedeni ile menfaatleri etkilenen tüm ilgililere, yapılacak genel kurul toplantısından 30 gün önce birleşme ile ilgili belgeleri inceleme imkanı verilmesi,
  • Birleşmeye katılan şirketlerin mal varlıklarında birleşme sözleşmesinin imzalanmasından sonra fakat genel kuruldan önce önemli değişiklik meydana gelmesi halinde, bu durumun gerek şirketin genel kuruluna gerekse diğer şirketin yönetim kuruluna bildirilmesi,
  • Hazırlanan birleşme sözleşmesinin, birleşmeye katılan şirketlerin genel kurullarında kanunda öngörülen nisaplara uygun olarak onaylanması ve birleşme kararının alınması,
  • Birleşmeye katılan şirketlerin genel kurullarında birleşmeye karar verilmesinin ardından bu kararın, devralan şirket bünyesinde sermaye arttırımı yapılmışsa bu konudaki esas sözleşme değişikliği ile birlikte ticaret siciline tescil edilmesi,
  • Birleşme kararının ilan edilmesidir.

Birleşme kararının alınması için gerekli oy nisapları ise su şekildedir: Anonim şirketlerde esas sermayenin çoğunluğunu temsil etmesi şartıyla genel kurulda mevcut oyların dörtte üçü (yapılacak bu genel kurul için bakanlık temsilcisinin bulunması gerekmektedir); limited şirketlerde ise sermayenin en az dörtte üçünü temsil eden paylara sahip bulunmaları şartıyla, tüm ortakların dörtte üçünün oyu gerekmektedir.

D. Alacaklıların Korunması Ve Ortakların Kişisel Sorumluluğu

TTK’nın 157. maddesinde, alacaklılara sadece teminat talep etme hakkı tanınmıştır. Söz konusu düzenlemede, birleşmeye itiraz hakkı verilmemiştir.

Birleşmeye katılan şirketler, alacaklılarına, Türkiye Ticaret Sicil gazetesinde, tirajı elli binin üzerinde olan yurt düzeyinde dağıtımı yapılan üç gazetede yedişer gün aralıklarla üç defa yapacakları ilanla ve ayrıca internet sitelerine konulacak ilanla haklarını bildirirler. Ancak denetçi raporu ile birleşmeye katılan şirketlerin mal varlıklarının ödenmesine yetmeyeceği bilinen bir alacakları bulunmadığı veya böyle bir alacak istemi beklenmediği doğrulandığı taktirde ilan yükümlülüğü ortadan kalkar.

TTK’nın ortakların kişisel sorumluluklarını düzenleyen 158. maddesinde, devir olan şirketin borçlarından, birleşmeden önce sorumlu olan ortakların sorumluluklarının, birleşmeden sonra da devam edeceği düzenlenmiştir.

Devir olan şirketin ortaklarının kişisel sorumlulukları, birleşme kararını ilanı tarihinden itibaren üç yıllık zaman aşımına tabidir.

İş ilişkilerinin durumu hakkında bölünmeyle ilgili TTK’nın 178/1. maddesine atıf yapılmıştır. Buna göre, tam veya kısmi bölünmede işçilerle yapılan hizmet sözleşmeleri, işçi itiraz etmediği taktirde, devir gününe kadar sözleşmeden doğan bütün hak ve borçlarla devir alana geçer.

Saygılarımızla,

Av. Çağrı Yılmaz – Av. Fırat Tartan

Yılmaz&Tartan Hukuk Bürosu