BELİRLİ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİNİN YENİLENMEMESİ – KIDEM TAZMİNATI

4857 sayılı İş Kanunu’na göre, kıdem tazminatına hak kazanabilmek için aşağıdaki şartların oluşması gerekmektedir:

  • 4857 sayılı İş Kanunu’na göre işçi olmak (Basın İş Kanunu veya Deniz İş Kanunu’na tabi diğer işçiler de kıdem tazminatına hak kazanabilirler.),
  • Aynı işverene ait işyerinde/işyerlerinde en az bir yıl çalışmış olmak,
  • İş akdinin Kanun’da öngörülen haklı bir nedene dayanılarak feshedilmesi

Bu şartların oluşması durumunda, işçi kıdem tazminatı almaya hak kazanmaktadır. Kanun’un açık hükmüne göre, kıdem tazminatının belirsiz süreli iş sözleşmelerinde uygulanabileceği, belirli süreli iş sözleşmelerinde sürenin bitimi ile birlikte iş akdi sonlandığından işçinin kıdem tazminatına hak kazanamayacağı açıktır. Belirli iş sözleşmelerinde ise sürenin bitiminden önce işçinin iş akdinin feshedilmesi durumunda, diğer şartlar da mevcutsa kıdem tazminatına hak kazanılmaktadır.

Yukarıda anılan uygulama, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçilerin haklarını alamamalarına neden olmaktaydı. Belirli is sözleşmesinin çok fazla uygulandığı sözleşmeli öğretmenlik gibi durumlarda, çalışanlar büyük hak kayıplarına uğramaktaydı.

Yargıtay, bu konuya ilişkin bir içtihat yaratarak; belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan ve sözleşmesi birkaç defa yenilenen işçinin, tekrar sözleşmesinin yenilenmemesi durumunda kıdem tazminatı şartlarının oluşacağına hükmetmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 26/11/2014 tarihinde, bu konuya ilişkin olarak emsal nitelikte şu kararı vermiştir:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait özel okulda 01/09/2006 tarihi itibariyle fen ve teknoloji öğretmeni olarak çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin 05/09/2011 tarihinde ihbar önellerine uyulmaksızın; haklı ya da geçerli bir neden gösterilmeksizin kıdem tazminatı da ödenmeden fesih edildiğini belirterek, kıdem tazminatı alacağının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket vekili, davacının belirli süreli hizmet akdi ile davalı işyerinde çalıştığını ve sözleşme süresinin sona ermesi nedeniyle iş akdinin fesih olduğunu, belirli süreli hizmet akitlerinin kendiliğinden sona ermesi nedeni ile kıdem tazminatı talep koşullarının oluşmayacağını, belirterek davanın reddini savunmuştur.

(…)

… davacının çalıştığı iş yerinde halen görev yapan müdür yardımcısının, henüz sözleşme devam ederken 2011 yılı Ağustos ayında davacının sözleşmesinin yenilenmeyeceğini beyan ettiği ve 2011 Eylül döneminde okula yeni bir fen bilgisi öğretmeni alındığı konusundaki tanık beyanları, davacının davalıya çekmiş olduğu ihtarname ve Kütahya Bölge Çalışma Müdürlüğüne yapmış olduğu başvuru birlikte değerlendirildiğinde davacının 1 er yıllık belirli süreli sözleşmeler ile 2006 yılından bu yana fen ve teknoloji öğretmeni olarak çalışmaya devam ettiği ve her yıl sözleşmesinin yenilendiği, 2011 yılında ise davacının, sözleşmesinin yenilenmesini beklemesine rağmen davalı işveren tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin sözleşmenin yenilenmemiş olması nedeniyle sona eren sözleşme nedeniyle davacının kıdem tazminatına hak kazandığı kabul edilmelidir.

Yukarıda yapılan açıklamaların ışığında, davacının iş sözleşmesinin sürenin sonunda işveren haklı bir neden gösterilmeksizin yenilenmemesi nedeniyle kıdem tazminatı taleplerinin kabulü gerekir.

Bu anlatımlar çerçevesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı doğrultusunda, belirli süreli iş akdinin birkaç defa yenilenmesi sonrasında artık yenilenmemesi durumunda, işçinin kıdem tazminatına hak kazanacağı açıktır.

Son olarak belirtmek gerekir ki,kıdem tazminatı işçiye işe başladığı tarihten itibaren her geçen tam yıl için işverence otuz günlük ücret tutarında ödenmektedir. Yine, kıdem tazminatı, işçinin son aldığı ücrete yol, yemek, sosyal yardım (eğitim, konut vs.) gibi haklar da ilave edilerek bulunan brüt ücret üzerinden hesaplanacaktır. Ancak, söz konusu brüt bedel bedele ilişkin olarak tavan ücret uygulaması bulunmaktadır. 01 Temmuz 2019 – 31 Aralık 2019 dönemine ilişkin tavan ücret 6.379,86-TL’dir.

Saygılarımızla,

Av. Çağrı Yılmaz – Av. Fırat Tartan

Yılmaz&Tartan Hukuk Bürosu